RASATDUZU ETKİNLİGİ

UMAST ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ MAĞARA ARAŞTIRMALARI SPOR TOPLULUĞU ETKİNLİK RAPORU

 

09 KASIM 2014

                                 Etkinliğin Adı  : RASATDÜZÜ ETKİNLİĞİ

Etkinlik Tipi    : Araştırma ve Haritalama Etkinliği (UMAST)

Etkinlik Tarihi            : 09.11.2014

 

 

Tarih

10.11.2014

Hazırlayan:

 

  1. 1.      Etkinliğe Katılanlar:
  2. 2.      Yer:
    1. Kadir GÜRSES
    2. Cenk AKBULUT
    3. Gizem KAN
    4. Önder ÇELEBİ
    5. Furkan AKAY
    6. Utku YÜCEL
    7. Yenal YAZICIOĞLU
    8. Fatih AYDIN
    9. Attila ÜLGEN

BURSA ULUDAĞ RASATDÜZÜ

Bölge Hakkında Bilgi:

RASATDÜZÜ

COĞRAFİ DURUM:

Uludağ, Bursa ili sınırları içinde, 2.543 m yüksekliği ile Türkiye‘nin en büyük kış ve doğa sporları merkezi olan dağ. Uludağ; Marmara Bölgesinin en yüksek dağıdır. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda uzanan Uludağ’ın uzunluğu 40 km’yi bulur. Genişliği ise 15–20 km’dir. Toplu ve heybetli bir görünüşe sahip olan bu dağın Bursa’ya bakan yamaçları kademeli, güneye Orhaneli’ne bakan tarafları ise düz ve daha diktir. En yüksek noktası göller bölgesinde yer alan Uludağtepe‘dir (2.543 m). Uzaktan Bursa’ya yaklaşılırken ve oteller bölgesinde görülen yüksek tepe genelde zirve olarak algılanır. Hâlbuki Zirve gibi görünen o tepenin ismi Keşiş Tepedir ve yüksekliği 2.486 mt’dir. Uludağ tepe ya da Karatepe (2.543 mt) Keşiş Tepenin 5 km güneydoğusunda yer alır. Dağın kuzey tarafında Sarıalan, Kirazlı, Kadı, Sobra yaylaları vardır.  Rasat düzü olarak anılan bölge, küçük zirve diye de anılan Keşiştepe ile uludağ tepe arasında bulunan Rasatdüzü tepesi (2480 mt ) ve çevresidir.

ULUDAĞ TARİHİ :

Antik çağın ilk tarihçilerinden Herodot (MÖ 490-420) yazdığı Herodot Tarihi isimli kitabında Uludağ, “Olympos” olarak geçer ve Olympos’ta Lydia kralı Kroisos’un oğlu Atys’in yaşadığı trajediyi anlatır. Herodot’tan 400 yıl sonra Amasya doğumlu coğrafyacı Strabon(MÖ 64-M.S 21) yazdığı 17 kitaptan oluşan Coğrafya isimli kitabında Uludağ, Olympos ve Mysia Olympos’u olarak geçer. Strabon; “Mysia” isminin aslının Lydia’lılarda gürgen ağacı anlamına gelmekte olduğunu belirtir. Roma İmparatorluğu‘nda resmi din hıristiyanlık olduktan sonra Uludağ’da 3. yüzyıldan sonra keşişlerin yaşadığı ilk manastırlar kurulmaya başlanmış ve manastırlar 8. yüzyılda sayıca en üst seviyeye çıkmıştır. Uludağ’da Nilüfer çayı ile Deliçay arasındaki vadi ve tepelerde 28 manastır kurulmuştur. Orhan Gazi Bursa’yı uzun bir kuşatmadan sonra teslim almış ve dağdaki keşişlerin yaşadığı manastırların bir kısmı terk edilirken, bazılarının yerlerine Doğlu Baba, Geyikli Baba, Abdal Murat gibi müslüman dervişlerin inziva yerleri olmuştur.Bursa‘nın fethinden sonra Türkler dağa “Keşiş Dağı” ismini vermişlerdir. 16. yüzyılda Bursa’ya gelen Alman seyyah Reinhold Lubenau Uludağ’ın Türklerin eline geçtikten sonra keşişlerin sadece gündüzleri ibadet için dağa çıktıkları ve manastırların harç kullanılmadan taş duvarlarla yapıldığını belirtir. “Olympos Mysios” veya “Keşiş dağı”, 1925 yılında Bursa Vilayeti Coğrafya Cemiyeti’nin girişimleri ve Osman Şevki Bey’in önerisi ile “Uludağ” adını almıştır.

 

  1. 3.      Ulaşım: Uludağ oteller bölgesinden ve uludağ 2. Gelişim bölgesinden zirve rotaları izlenerek rasat tepeye ulaşılabilir.

 

  1. 4.      Bağlantı Kurulacak Kişiler:

Bölge milli park sınırları içerisinde kaldığından millipark müdürlüğünden rehber istenebilir.

  1. 5.      Hava Durumu:

Etkinlik günü hava çok rüzgarlıydı. Mevsim itibarıyle henüz fazla kar yağışı olmadığından mağaranın ağzı açıktı. Ancak ilk ciddi kar yağışı ile mağara girişinin kapanması ve ilk baharda karların erimesine kadar girişin kapalı kalması kaçınılmaz.

  1. 6.      Maliyet:

Etkinlik oldukça masrafsız geçmiştir. Yol masrafları yaklaşık 170 TL tutmuştur. Bunun 100 TL lik kısmı akaryakıt. 50 TL market alışverişi 20 TL milli parka giriş ücreti olarak harcanmıştır.

  1. 7.      Götürülen Malzeme:  

5 baret ,5 takım srt ,60 mt ip.,matkap

  1. 8.      Sarf Edilen Malzeme:

3 adet bolt.

  1. 9.      Lojistik:

Yiyecek ve içecek olarak makarna, hazır çorba peynir, salam, poşet çay şeker kahve alındı.

  1. 10.  Etkinlik Notları:

Yıllardır pek çok dağcının tarif ettiği rasat düzü ndeki mağarayı hep duyardık. Mağaranın yerini, Kadir de yaz aylarında bölgede gittiği bir kamplı faaliyette tam olarak belirlediğini söyleyince 09.11.2014 tarihinde mağarayı  haritalamak amacıyla bir faaliyet düzenledik.,

09.11.2014 pazar günü

6,00 da Bursa’ Görükleden 2 araçla hareket edildi. Ekibe katılacak Fatih AYDIN  Yenal YAZICIOĞLU’da yoldan alınarak alışveriş sonrası yola çıkıldı .

09.00 da Uludağ 2. bölge ye vardıktan sonra Volfram madenindeki ilk mola noktamıza ulaşmamız 2 saat kadar sürdü. Ekipmanın ağırlığı ve havanın soğukluğu bizi çok yavaşlattı. Yoksa ekibin kondüsyonun da bok atılacak bir durum yoktu. Ekibin tamamının ve bütün malzemenin ne kadar gideceğini bilemediğimiz bir mağara için bu zorlu hava koşullarında yukarıya kadar taşımamızın gereksiz olduğuna karar verdik. Ve 3 takım SRT  ,60 mt ip ve matkap ile birlikte az miktarda yiyecekle Attila ÜLGEN, Utku YÜCEL, Fatih AYDIN, Önder ÇELEBİ, Kadir GÜRSES  ten oluşan ekiple yola devam ettik. Gizem KAN, Cenk AKBULUT, Yenal YAZICIOĞLU, Furkan AKAY ise volfram madeninin üst tarafındaki su deposunda bıraktığımız malzemelerle kaldı. Volfran madeninden RASAT DÜZÜ ne ulaşmamız da yine 2 saat kadar sürdü. Yaklaşık saat 13.00 da mağaranın yanına ulaştığımızda.

17. 00 da havanın kararacağı düşüncesi bizi biraz rahatsız etti. Mağaranın girişi çok derin bir mağara olabileceği düşüncesiyle heyecanlandırdı bizi. Mağaraya girip çıkmamız yaklaşık 2 saat kadar sürdü. Mağaraya ilk giren Önder ÇELEBİ oldu. Onu Utku YÜCEL ve Kadir GÜRSES takip etti. Mağaranın sadece 13 mt derinlikte 11 mt lik bir yatay odadan ibaret olması moral bozucuydu. Saat 15.00 da dönüş yolculuğuna başladık. Saat 16.00 da bizi merakla bekleyen ekip arkadaşlarımıza ulaştık. Bir şeyler yedikten sonra

16,30 da inişe geçtik. Hava kararmaya başlasa da

17.30 da araçlarımızın yanına vardık.

 

 Keşfi Yapılan Mağara Hakkında: 

 

Mağara Uludağ da Rasat düzü olarak bilinen tepenin kuzey batısında kalıyor. Bu güne dek mağarayı görmüş pek çok dağcı, mağaranın aşağıdaki Volfram madeninin galerilerine bağlanıyor olabileceği düşüncesini taşıyordu. Mağaranın girişi oldukça derin bir mağara olabileceği duygusu yaratıyor. Güneydoğu yönünde olan girişin sağ üst tarafında arapça harflerle (Allah) yazılmış. Çevrede başka mağaraların da olabileceği düşüncesi oluştu. Mağarada herhangi bir oluşum bulunmamakla birlikte biyolojik, arkeolojik yada paleontolojik bulguya rastlanmamıştır. Bu bölge de faaliyet düzenleyen ekiplerin özellikle sert rüzgarlara karşı tedbirli olmaları gerekmektedir.

Fotograflar icin tıklayınız

 

 

Yorumlara kapalıdır.